<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Resulallah's Blog</title>
	<atom:link href="http://resulallah.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://resulallah.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2009 12:44:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='resulallah.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Resulallah's Blog</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://resulallah.wordpress.com/osd.xml" title="Resulallah&#039;s Blog" />
	<atom:link rel='hub' href='http://resulallah.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>İslâmiyeti İlk Kabul Edenler</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/islamiyeti-ilk-kabul-edenler/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/islamiyeti-ilk-kabul-edenler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz.Peygamberin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahman İbnî Avf]]></category>
		<category><![CDATA[Aşere-i Mübeşşere]]></category>
		<category><![CDATA[Çaryar-i Güzin]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Ubeyde İbnî Cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Hulefa-i Raşidin]]></category>
		<category><![CDATA[Nezih İtikat]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sa'd İbnî Vakkas]]></category>
		<category><![CDATA[Saîd İbnî Zeyd]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabiyyat]]></category>
		<category><![CDATA[Talha İbnî Ubeydullah]]></category>
		<category><![CDATA[Zübeyr İbnî Avvam]]></category>
		<category><![CDATA[İslâmiyeti İlk Kabul Edenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Resûl-i Ekrem Efendimiz kendisine peygamberlik gelince, ilk önce çevresinde bulunan bazı kişileri özel şekilde İslâm dinine çağırdı. Bu daveti ilk önce Hazret-i Hatice validemiz kabul edip İslâmiyet şerefine kavuştu. Sonra Kureyş&#8217;in büyüklerinden olan Ebû Bekir ile Peygamberirimizin azadlısı Zeyd İbni Harise ve peygamberimizin amcası Ebû Talip&#8217;in oğlu olan 9-10 yaşlarındaki Hazret-i Ali İslâmı kabul etmişlerdi. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=129&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://tbn3.google.com/images?q=tbn:9lBfKXQUnjVCWM:http://asset.turkcell-imbenim.com/UserAssets/Photo/d5/4b/d54bc9a1bafd4441a1084ab4e744915b04.jpg" alt="" width="231" height="132" />Resûl-i Ekrem Efendimiz kendisine peygamberlik gelince, ilk önce çevresinde bulunan bazı kişileri özel şekilde İslâm dinine çağırdı. Bu daveti ilk önce Hazret-i Hatice validemiz kabul edip İslâmiyet şerefine kavuştu. Sonra Kureyş&#8217;in büyüklerinden olan Ebû Bekir ile Peygamberirimizin azadlısı Zeyd İbni Harise ve peygamberimizin amcası Ebû Talip&#8217;in oğlu olan 9-10 yaşlarındaki Hazret-i Ali İslâmı kabul etmişlerdi.<span id="more-129"></span> Az sonra da Hazret-i Ebû Bekir&#8217;in delâleti ile Osman İbnî Affan, Abdurrahman İbnî Avf, Sa&#8217;d İbni Ebû Vakkas, Zübeyr İbnî Avvam, Talha İbnî Ubeydullah hazretleri İslâmiyetle şereflendiler.</p>
<p>Peygamber Efendimiz, daha sonra insanları açıkça dine çağırmaya başladı. Herkese Yüce Allah&#8217;ın birliğini, varlığını ve büyüklüğünü anlatarak ondan başka hiçbir şeye tapılmamasını söyledi. Bunun üzerine gerçeği anlayanlar müslüman olmaya can atıyorlardı. Cehaletten kurtulup mutluluğa eriyorlardı. Bir süre sonra peygamberimizin amcalarından Hazret-i Hamza İslâmiyeti kabul etti. Bundan az sonra da Ömer İbnî Hattab müslüman olarak İslâm dininin yayılmasına çalıştı. Artık müslümanların sayısı günden güne artıyordu.</p>
<p>Peygamber Efendimizi görüp de ona iman edenlere çoğul olarak sahabe ve ashab denir. Bunun tekili &#8220;Sahabî&#8217;dir. Bu şerefe kavaşan hanımlara da &#8220;Sahabiyyat&#8221; denir ki, tekili &#8220;Sahabiyye&#8221;dir.</p>
<p>Ashab-ı Kiramın en büyüklerinden olan Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali Hazretlerine &#8220;Hulefa-i Raşidin, Çaryar-i Güzin&#8221; denir ki, bunlar Hazret-i Peygamberden sonra sırasıyla halifelik makamına geçmişlerdir. İslâm dinine pek çok hizmetler etmişlerdir. Bu dört sahabi ile Abdurrahman İbnî Avf, Sa&#8217;d İbnî Vakkas, Zübeyr İbnî Avvam, Talha İbnî Ubeydullah, Saîd İbnî Zeyd, Ebû Ubeyde İbnî Cerrah Hazretlerine de Aşere-i Mübeşşere (cennetle müjdelenen on kişi) denir ki, bunlar Hazret-i Peygamber tarafından cennetle, müjdelenmişlerdir.</p>
<p>Peygamber Efendimiz görüp de ona iman edenlerin hepsi de mübarek, mukaddes, her yönden saygı değerdirler. Onların değer ve şerefleri diğer bütün müslümanlardan daha yüksektir. Bu da Peygamber Efendimize kavuşma şerefine erişmelerinin ve İslâm dinine ilk hizmet etmenin bir neticesi, bir mükâfatıdır.</p>
<p>Onun için biz o yüksek zatların hepsine istisnasız hürmet ve sevgi besleriz. Onların arasında meydana gelmiş bazı olaylar, birer içtihada ve hikmete dayandığından biz o olayları kurcalamayız. O olaylardan dolayı hiç birine dil uzatamayız. Peygamberin ve diğer din büyüklerinin bizlere emir ve öğütleri bu şekildedir.</p>
<p>Allah&#8217;a hamd olsun ki, Sünnet ehlinden olan bütün müslümanlar bu şekilde hareket eder, bütün ashab-ı kiramdan, &#8220;radıyallahu anhüm = Allah onlardan razı olsun,&#8221; diyerek hayır dua ile anarlar. Bu konuda &#8220;Ashab-ı Kiram Hakkında müslümanların Nezih İtikatları&#8221; adlı eserimizde geniş bilgi vardır. Yüce Allah Hazretleri bütün ashab-ı kiramdan razı olsun, amîn&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/129/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=129&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/islamiyeti-ilk-kabul-edenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn3.google.com/images?q=tbn:9lBfKXQUnjVCWM:http://asset.turkcell-imbenim.com/UserAssets/Photo/d5/4b/d54bc9a1bafd4441a1084ab4e744915b04.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>İslâmın Çıkışında Arabistanın Dini ve İctimai Durumu</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/islamin-cikisinda-arabistanin-dini-ve-ictimai-durumu/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/islamin-cikisinda-arabistanin-dini-ve-ictimai-durumu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:36:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz.Peygamberin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed sav hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İslâmın Çıkışında Arabistanın Dini ve İctimai Durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber Efendimizin doğduğu ve daha sonra peygamberliğe kavuşmakla İslâm dinini her tarafa yaymaya başladığı zaman, bütün dünya gibi, Arabistan&#8217;da büyük bir cehalet ve sapıklık içinde bulunuyordu. Arablar o zaman değişik batıl din ve mezheblere bağlı idiler. Birçoğu yıldızlara, ağaçlara, taşlara ve heykellere tapmaktaydı. Hepsi de cahil idi. Aralarında okuryazar kimseler çok azdı. Medeniyetten yoksundular. Dağınık [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=127&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber Efendimizin doğduğu ve daha sonra peygamberliğe kavuşmakla İslâm dinini her tarafa yaymaya başladığı zaman, bütün dünya gibi, <img class="aligncenter" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jzb4YjhDxN-KyM:http://img145.imageshack.us/img145/1201/aayt8.jpg" alt="" width="378" height="143" />Arabistan&#8217;da büyük bir cehalet ve sapıklık içinde bulunuyordu. Arablar o zaman değişik batıl din ve mezheblere bağlı idiler. Birçoğu yıldızlara, ağaçlara, taşlara ve heykellere tapmaktaydı. Hepsi de cahil idi. Aralarında okuryazar kimseler çok azdı.<span id="more-127"></span> Medeniyetten yoksundular. Dağınık bir halde yaşarlardı. Bazı kabileler yeni doğan kız çocuklarını diri diri toprağa gömer de bundan acı bile duymazlardı.</p>
<p>Arabistan, önceleri böyle acıklı bir cehalet ve gaflet içinde yaşamakla beraber, Bedevîlik sayesinde asıl geleneklerini bir dereceye kadar koruyabilmişlerdi. Yaratılış bakımından zevki ve cesur idiler. Misafire hürmet eder, emaneti gözetirlerdi. Yalan söylemekten kaçınırlardı. Özellikle aralarında güzel söz söylemek ve şiir okumak san&#8217;atı ileriye bir düzeyde idi. Çok şairler ortaya çıkmış, pek parlak kaside ve manzumeler söylenmiş ve yazılmıştı. Artık bunlar da, bütün insanlık âlemi gibi, İlâhî bir dine muhtaçtılar. Gerçek bir din sayesinde yüksek ve temiz bir hayata kavuşmaya muhtaç idiler. Yüce Allah onlara lütfetti, İslâm dini sayesinde bu ihtiyaçtan kurtuldular.</p>
<p>Cihanda misli görülmemiş bir yükselişe kavuştular. Az bir zaman içinde dünyanın doğusuna ve batısına hakim kesilerek bütün beşeriyeti uyandırmaya çalıştılar. Hak ve hakikati, fazilet ve medeniyeti öğretmeye koyuldular ve başarı sağladılar. İslâmiyetin yüksek esaslarına ve prensiplerine sarıldıkça yükselişten yükselişe, başarıdan başarıya kavuştular.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/127/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=127&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/islamin-cikisinda-arabistanin-dini-ve-ictimai-durumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jzb4YjhDxN-KyM:http://img145.imageshack.us/img145/1201/aayt8.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Peygamberi Efendimizin Allah&#8217;ın Vahyine ve Elçiliğine Kavuşması</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberi-efendimizin-allahin-vahyine-ve-elciligine-kavusmasi/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberi-efendimizin-allahin-vahyine-ve-elciligine-kavusmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:32:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz.Peygamberin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA['Kitab-ı Münze]]></category>
		<category><![CDATA[Cibrîl-i Emîn]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberi Efendimizin Allah'ın Vahyine ve Elçiliğine Kavuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Tenzil]]></category>
		<category><![CDATA[İnzal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, çocukluğundan beri üstün bir fazilet ve çok güzel bir ahlâk içinde yaşamıştı. Kavminin cahilce yaptıkları işlerden ve âdetlerden tamamen uzaktı. Kimseden bir şey okumamış, bir şey yazmamıştı. Kimse ile dini konulara ait bir şey konuşmamıştı. Onun üzerinde kimsenin hocalık hakkı olamazdı. O, bütün cihanın en büyük hocası ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=125&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://tbn2.google.com/images?q=tbn:-af29hGpL40wdM:http://img2.blogcu.com/images/i/s/l/islamikdunya2/www.hz_muhammed.net_2.jpg" alt="" width="320" height="138" />Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, çocukluğundan beri üstün bir fazilet ve çok güzel bir ahlâk içinde yaşamıştı. Kavminin cahilce yaptıkları işlerden ve âdetlerden tamamen uzaktı. Kimseden bir şey okumamış, bir şey yazmamıştı. Kimse ile dini konulara ait bir şey konuşmamıştı. Onun üzerinde kimsenin hocalık hakkı olamazdı. O, bütün cihanın en büyük hocası ve en yüksek mürşidi <span id="more-125"></span>olmaya adaydı. Onu, Yüce Allah bir mucize olarak yaratmıştı. Onun kalbine bütün ilim ve hikmetleri doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk bırakacaktı. O, tam bir masumiyet içinde kırk yaşına yaklaşmıştı. O sırada mübarek gözlerine melekler görünür, &#8220;Ya Muhammed!&#8221; diye ortalıktan seslenilirdi. Kendisine taşlardan ve ağaçlardan selâm sesleri gelirdi. Aklı, zekâsı, maddî manevî sağlığı üstün bir şekilde mükemmeldi.</p>
<p>Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz tam kırk yaşına girince, peygamberlik şerefine kavuştu. Şöyle ki: Peygamber Efendimiz, Mekke halkından bazı büyüklerin âdetleri üzere kırk yaşlarına yakın yılda bir ay kadar gider, Hira dağında bir mağarada bekleyip Yüce Allah&#8217;ın kudret ve azametini düşünür, oradan geçen yolculara yiyecek ve içecek verirdi. Tam kırk yaşına girince, önce altı ay kadar rüyasında gördüğü şeyler sabah aydınlığı gibi açık olarak meydana çıkmaya başladı. Bu, Peygamberliğin bir başlangıcı idi. Yüce Allah&#8217;ın vahy suretiyle vereceği hükümleri ve indireceği Kur&#8217;ân âyetlerini kavrayabilmesi için bir alıştırma demekti. Bu altı aydan sonra, yine Hira&#8217;da iken bir gün Melek Cibrîl-i Emîn geldi. &#8220;İkra&#8221; sûresinin ilk âyetini getirdi. Kendisini peygamberlikle müjdeledi.</p>
<p>Peygamber Efendimiz, Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in inmeye başlaması dehşetinden titremiş, kim bilir ne büyük manevî haz ve heyecan içinde kalmıştı. Hemen muhterem zevcesi Hadice&#8217;nin yanına giderek durumu anlatmış, böylece peygamberliğe kavuştuğu gerçekleşmişti.</p>
<p>Bundan sonra bir süre İlâhî vahy kesildi. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in âyetleri inmedi. Çok şiddetli olan Allah&#8217;ın vahyine güç kazanabilmek için ve tam bir istek kazanmak için böyle bir süre beklemeye gerek vardı. Rivayete göre bu süre üç yıldır. Bundan sonra tekrar Cibrîl-i Emîn göründü. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in âyetlerini getirmeye başladı. Peygamber Efendimiz de, gerek kendi kavmini ve gerekse diğer bütün insanları hak dine (İslama) çağırmaya görevlendirilmiş oldu.</p>
<p>Peygamber Efendimiz Allah tarafından aldığı göreve, Nübüvvet, Risalet denildiği gibi, Bi&#8217;set ve Meb&#8217;usiyet de denir. Onun için Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem), Yüce Allah&#8217;ın bir Nebîsidir, bir Resulüdür, Bir Meb&#8217;usudur (elçisi ve peygamberidir). O bütün peygamberlerin sonuncusu ve en faziletlisidir.</p>
<p>Peygamber Efendimize Allah tarafından Kur&#8217;ân âyetlerinin gelmesine &#8220;Nüzul-i Kur&#8217;ân&#8221; denir. Bu âyetleri Cibrîl-i Emîn&#8217;in getirmesine de: &#8220;İnzal, Tenzil&#8221; denilir. Bu yönden Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;e &#8220;&#8216;Kitab-ı Münzel&#8221; denilmektedir.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/125/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=125&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberi-efendimizin-allahin-vahyine-ve-elciligine-kavusmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn2.google.com/images?q=tbn:-af29hGpL40wdM:http://img2.blogcu.com/images/i/s/l/islamikdunya2/www.hz_muhammed.net_2.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Hazreti Peygamberin Çocukluğu ve İlk Evlenmeleri</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/hazreti-peygamberin-cocuklugu-ve-ilk-evlenmeleri/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/hazreti-peygamberin-cocuklugu-ve-ilk-evlenmeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:28:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz.Peygamberin Hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber Efendimizin çocukluk çağı, pek kutsal bir halde geçti. Daha doğar doğmaz birtakım mucizeler belirmiş, kavim ve kabilesi arasında bir bolluk ve bereket meydana gelmişti. Kâbe-i Muazzama içinde bulunan müşriklere ait putlar, yüzleri üzere yere düşmüş, ateşe tapanların ateşleri sönmüş, acaib rüyalar görülmüştü. Peygamber Efendimizin dedeleri arasında evlâddan evlâda geçen bir nur vardı. Bu nur [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=123&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://tbn1.google.com/images?q=tbn:SpCx3Y75OgxOuM:http://islamcokguzel.files.wordpress.com/2007/05/sensav.jpg" alt="" width="241" height="140" />Peygamber Efendimizin çocukluk çağı, pek kutsal bir halde geçti. Daha doğar doğmaz birtakım mucizeler belirmiş, kavim ve kabilesi arasında bir bolluk ve bereket meydana gelmişti. Kâbe-i Muazzama içinde bulunan müşriklere ait putlar, yüzleri üzere yere düşmüş, ateşe tapanların ateşleri sönmüş, acaib rüyalar görülmüştü.<span id="more-123"></span></p>
<p>Peygamber Efendimizin dedeleri arasında evlâddan evlâda geçen bir nur vardı. Bu nur sonunda Peygamber Efendimize geçti ve onun mübarek yüzünde parlamaya başladı.</p>
<p>Mekke-i Mükerreme halkı, yeni doğan çocukları, havası hoş olan yerlerde yaşayan ve dilleri pek açık olan aşiretlerden birer süt anneye verirlerdi. Hazret-i Muhammed&#8217;i de, Beni Sa&#8217;d kabilesinden Haris adındaki adamın karısı Halime&#8217;ye verdiler. Halime, bu meleklerden daha güzel ve daha pak olan çocuğu bağrına bastı, yurduna alıp götürdü. Onu dört yıl besledi. Bu süre içinde Hazret-i Muhammed&#8217;de gördüğü üstün hallere ve yurdunda beliren berekete nihayet yoktu. Artık onu getirip annesi Amine&#8217;ye teslim etti. Hazret-i Amine de bu masum yavrusunu alıp dayı çocukları bulunan Neccar oğullarını ziyaret için Medine-i Münevvere&#8217;ye götürdü. Bir süre orada kaldılar. Sonra Mekke&#8217;ye dönerken, Hazret-i Amine Ebva denilen yerde daha yirmi yaşında iken vefat etti. Peygamber Efendimiz henüz altı yaşında iken annesini de kaybederek öksüz kalmış oldu. Ümmü Eymen adındaki dadısı, kendisini alıp Mekke&#8217;ye getirdi ve dedesi Abdulmuttalib&#8217;e teslim etti. İki yıl sonra da Abdulmuttalib vefat etti. Ondan sonra Peygamber Efendimiz, amcası Ebû Talib&#8217;in yanında kaldı.</p>
<p>Ebû Talib, kardeşinin oğlu Hazret-i Muhammed&#8217;i pek çok sever, pek ziyade korurdu. Ebû Talib bazen ticaret için kafile ile Şam tarafına gidiyordu. Henüz on iki yaşında bulunan Hazret-i Muhammed&#8217;i de beraber götürdü. Busra denilen yere kadar gittiler. Alış-verişi bitirip birkaç gün sonra geri döndüler.</p>
<p>Peygamber Efendimiz on yedi yaşında iken de, diğer amcası Zübeyr ile Yemen&#8217;e gidip az sonra dönmüşlerdi.</p>
<p>Hazret-i Peygamber Efendimiz artık Kureyş arasında büyük bir şeref ve şan sahibi olmuştu. Kendisine Muhamme-dü&#8217;l-Emîn deniliyordu. Kureyş kabilesinin pek şerefli ailesinden Huveylid kızı Hadice adında çok muhterem ve zengin bir hanım vardı. Daha genç iken dul kalmıştı. Bazı adamlara sermaye vererek ticaret yaptırıyordu.</p>
<p>Peygamber Efendimize de sermaye verdi. Kölesi Meysere&#8217;yi de beraberine verip Şam tarafına gitmelerini istedi. Peygamber Efendimiz bu teklifi kabul ederek Busra&#8217;ya kadar gitti. Orada işlerini görüp birkaç gün içinde geri döndüler.</p>
<p>İşte Peygamber Efendimizin gençliğindeki seyahetleri bundan ibarettir. Bu seyahatler süresince kendisinden bazı mucizeler çıkmış, kendisinin büyüklüğünü bazı kimseler görüp anlamışlardı. Fakat yazdığımız gibi, bu yolculuklar uzun bir zaman devam etmediği için, Peygamber Efendimiz birtakım şahıslarla görüşme imkânını bulamamıştı.</p>
<p>Peygamber Efendimiz henüz yirmi beş yaşında idi. Hazret-i Hadice de, kırk yaşını geçmişti. Pek yüksek bir ruha sahib olan ve çok şerefli bir aileye mensub bulunan Hazret-i Hadice, Peygamber Efendimizin muhterem zevcesi olmak şerefine her yönden lâyıktı. Onun için Peygamber Efendimiz Hazret-i Hadice ile evlenmiş, o mübarek annemiz de ilk zevcesi olmak şerefine kavuşmuştur.</p>
<p>Peygamber Efendimizin, cariyesi Mariye&#8217;den doğan İbrahim adındaki oğlundan başka, bütün erkek ve kız evlâdı Haticetü&#8217;l-Kübra validemizden dünyaya gelmiştir. Önce Kasım adındaki oğlu doğmuş, bunun üzerine Hazret-i Peygambere künye olarak Ebû&#8217;l-Kasım (Kasım&#8217;ın Babası) denilmiştir. Sonra oğlu Abdullah ile Zeyneb, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatımetü&#8217;z-Zehra adındaki kızları dünyaya gelmiştir. Kasım, İbrahim ve Abdullah Hazretleri daha çocuk iken vefat etmişlerdir. Peygamber Efendimizden sonra yalnız Fatma kaldı. O da altı ay geçmeden Peygamber Efendimizden sonra vefat etmiştir. Böylece iki oğlu Hazret-i Hasan ile Hazret-i Hüseyin&#8217;i öksüz bırakmıştır. Yüce Allah hepsinden razı olsun.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/123/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=123&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/hazreti-peygamberin-cocuklugu-ve-ilk-evlenmeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://tbn1.google.com/images?q=tbn:SpCx3Y75OgxOuM:http://islamcokguzel.files.wordpress.com/2007/05/sensav.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin Mübarek Nesebleri</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberimizin-mubarek-nesebleri/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberimizin-mubarek-nesebleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 12:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Peygamberin Aile Hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberimizin-mubarek-nesebleri/</guid>
		<description><![CDATA[Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, Kureyş kabilesindendir. Haşim ailesinden gelmiştir. Muhterem babasının adı Abdullah, dedesinin adı Abdülmutalib ve annesinin adı &#8220;Amine&#8221;dir. Peygamber Efendimizin baba tarafından mübarek nesebleri şöyledir: Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) İbni Abdullah, İbni Abdülmuttalib, Haşim, Abdi Menaf, Kusey, Hakim, Mürre, Kâ&#8217;b, Lüey, Galib, Fihr, Malik, Nadir, Kinane, Hüzeyme, Müdrike, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=122&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, Kureyş kabilesindendir. Haşim ailesinden gelmiştir. Muhterem babasının adı Abdullah, dedesinin adı Abdülmutalib ve annesinin adı &#8220;Amine&#8221;dir.</p>
<p>Peygamber Efendimizin baba tarafından mübarek nesebleri şöyledir:<span id="more-122"></span></p>
<p>Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) İbni Abdullah, İbni Abdülmuttalib, Haşim, Abdi Menaf, Kusey, Hakim, Mürre, Kâ&#8217;b, Lüey, Galib, Fihr, Malik, Nadir, Kinane, Hüzeyme, Müdrike, İlyas, Mudar, Nizar, Mead, Adnan. Adnan da İsmail aleyhisselâm&#8217;ın oğlu &#8220;Kıyzar&#8221;ın neslindendir. Adlarını yazdığımız bu zatlardan her birinin evlâdı birçok kabilelere ayrılmıştır. Malik&#8217;in oğlu Fihr&#8217;in evlâdından da Kureyş kabilesi meydana gelmiştir.</p>
<p>Peygamber Efendimizin anne tarafından yüksek nesebleri de şöyledir:</p>
<p>Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) İbni Amine, binti Vehb, İbni Abdi Menaf, İbni Zühre, İbni Hakim.</p>
<p>Buna göre, Peygamber Efendimizin babası tarafından mübarek nesebleriyle ana tarafından nesebleri Mürre oğlu Hakim&#8217;de birleşiyor.</p>
<p>Kureyş kabilesinin Reisi bulunan Abdülmuttalib, Peygamber Efendimizin hem dedesi, hem de Kabe&#8217;nin Mütevellisi idi (Kabe&#8217;nin idare ve ihtiyaçlarını görüyordu). Bunun, Ebû Talib, Ebû Leheb, Haris, Zübeyr, Hamza, Abbas, Abdullah ve diğerleri olmak üzere on üç oğlu vardı. Fakat bunlardan en ziyade Abdullah&#8217;ı severdi. Çünkü onda başka bir güzellik, başka bir nüraniyet vardı. Abdulmuttalib bu sevgili oğluna Beni Zühre Reisi Vehb&#8217;in kızı olan ve Kureyş kızları içinde her yönden seçkin bulunan Hazret-i Amine&#8217;yi nikahladı. İşte bu iki kutsal varlıktan Peygamber Efendimiz dünyaya şeref vermiştir.</p>
<p>Abdullah Hazretleri, Peygamber Efendimizin doğuşundan iki ay önce bir ticaret kafilesi ile Medine-i Münevvere&#8217;ye gidip orada vefat etti. O zaman yirmi beş yaşındaydı. Böylece Peygamber Efendimiz yetim kalmıştı.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/122/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=122&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/30/peygamberimizin-mubarek-nesebleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Aile Reisi Olarak Hz. Peygamber</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/25/aile-reisi-olarak-hz-peygamber/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/25/aile-reisi-olarak-hz-peygamber/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 13:28:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz Peygamberin Aile Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Reisi Olarak Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Mecmau&#039;z Zevaid]]></category>
		<category><![CDATA[Nesâî]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Hişâm]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Sa'd]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Fethullah Gülen 16.05.2006 Hiç şüphe yok ki, bu hane, yeryüzünde gelmiş-geçmiş ve gelecek hanelerin, kurulacak yuvaların en mesudu, en bahtiyarı ve en bereketlisiydi. O&#8217;nun hânesinde her zaman burcu burcu saadet kokardı. Belki bu hâne, maddî imkânlar yönünden, dünyanın en fakir hanelerinden biriydi; çünkü aylar ve aylar geçerdi de bu hânede bir çorba bile kaynamazdı. Hanımlarına [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=120&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" width="70%" align="left" valign="top">Fethullah Gülen</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" valign="top">16.05.2006</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" valign="top">Hiç şüphe yok ki, bu hane, yeryüzünde gelmiş-geçmiş ve gelecek hanelerin, kurulacak yuvaların en mesudu, en bahtiyarı ve en bereketlisiydi. O&#8217;nun hânesinde her zaman burcu burcu saadet kokardı. Belki bu hâne, maddî imkânlar yönünden, dünyanın en fakir hanelerinden biriydi; çünkü aylar ve aylar geçerdi de bu hânede bir çorba bile kaynamazdı. Hanımlarına düşen yer ise sadece başlarını sokabilecekleri küçük birer oda veya daracık birer kulübeden ibaretti. Bu bahtiyar kadınlar, Allah Resûlü&#8217;yle haftada ancak bir-iki saat beraber olmayı, dünyanın her şeyine tercih ediyorlardı.. mutluydular, huzurluydular ve son derece mesuddular.</p>
<p>O&#8217;nun evlatlarının hepsi, kendisinden evvel vefat etmişti<span id="more-120"></span>. O&#8217;ndan sonraya kalan sadece Hz. Fâtıma&#8217;ydı, o da, hayatını hep sıkıntı içinde geçiriyordu. Yani Allah Resûlü ona da müreffeh bir hayat hazırlamış değildi. Ancak, gerek hanımları gerek O&#8217;nun gönül meyvesi bu kızı, O&#8217;nu delice seviyor ve her şeyden, herkesten aziz tutuyorlardı. Allah Resûlü&#8217;nün onların kalplerinde tasavvurlar üstü mümtaz bir yeri vardı.</p>
<p>Babası vefat edince Hz. Fâtıma, günlerce kanlı göz yaşlarıyla cihanı ağlatmış ve yürekleri parçalayan mersiyeler söyleyip durmuştu. Zaten O&#8217;nun ayrılığına, o da, ancak altı ay dayanabilmiş, derken ardından babasının yanına, hem de büyük bir sevinçle göç edivermişti. Hiçbir evlat, Hz. Fâtıma kadar babasını sevmemiştir. Hiçbir baba da Allah Resûlü&#8217;nün -tabiî dengeli olarak- evlatlarını O&#8217;nun sevdiği kadar sevmemiştir. O&#8217;nun hanımlarıyla olan durumunu da aynı şekilde ifade etmek mümkündür. Hiçbir kadın, Allah Resûlü&#8217;nün hanımlarının, O&#8217;nu sevdiği kadar kocasını sevmemiş ve hiçbir koca da hanımları tarafından, Allah Resûlü kadar sevilmemiştir. O&#8217;nun etrafında teşekkül eden, bu en yakın dairedeki sevgi hâlesinin elbette bir sebebi vardı. Allah Resûlü, eli altında bulunanlara uyguladığı terbiye usûlüyle onların kalplerinde, sonsuz bir alâka ve bağlılık hâsıl etmiştir. Sonra bu bağlılık, bu en küçük daireden başlayarak dalga dalga genişlemiş ve âdeta bütün cihanı kuşatmıştır. İşte, bu da O&#8217;nun fetanetinin ayrı bir buududur!</p>
<p>Düşünün ki, Allah Resûlü vefat ettiği zaman, hanımlarının bütününe bile tek bir hâne bırakmamıştı. Hayat boyu hep daracık odalarda yaşamışlardı ve işte onlara bu odalar kalmıştı. Meğazî yazarları, sağıp sütünden istifade edecekleri birer de keçi tevarus ettiklerini söylerler. Kâinat, kendisi için yaratılmış olan İki Cihan Serveri, hanımlarına, sadece bunları temin edebilmiş ve onları işte böyle bir fakr u zaruret içinde bırakıp öyle irtihal etmişti. Ancak hanımlarından hiçbiri, hayatının hiçbir döneminde bu durumundan şikayeti işmam eder tek kelime söylememişlerdi. Bir aralık, bir-ikisinin kafasına böyle bir şey geldi ise de Kur&#8217;ân&#8217;ın ikazıyla hemen zâil oldu.</p>
<p>Hz. Ebu Bekir onlara beytülmâlden bir şeyler veriyor onlar da bu verilenle iktifâ ediyorlardı. Verilen de öyle âhım-şahım bir şey değil, sıradan herkese verilen miktar kadardı. Evet, Ebu Bekir onları, ilk İslâm&#8217;a girenler seviyesinde dahi kayırmamış ve ilklere verdiği ölçünün çok altında, o mübarek hanımlara küçük bir maaş bağlamıştı. O, böyle amel etmişti; zira içtihadı bu merkezdeydi. Ancak Hz. Ömer halife olunca, Allah Resûlü&#8217;nün hanımlarına birinci dereceden maaş bağladı. O&#8217;na göre peygamber hanımları sene itibarıyla ilk İslâm&#8217;a girenlerden olmasalar bile, Allah Resûlü&#8217;ne en yakın olduklarından ve kıyamete kadar mü&#8217;minlerin anaları sayıldıklarından Sabikun-u Evvelûn&#8217;a dahil edilmeliydiler. Hz. Ömer de böyle düşünmüş ve böyle içtihatta bulunmuştu. Ancak, bizim ısrarla üzerinde durmak istediğimiz husus bunlar değildir. Dönüp dönüp etrafında tahşidât yapmaya çalıştığımız biricik mesele, Allah Resûlü&#8217;nün terbiye adına hanımlarına kazandırdığı erişilmez seviye meselesidir. O nasıl bir terbiyecidir ki, beraberlikleri çok kısa sürmesine rağmen hanımlarının gönüllerine ve ruhuna öyle bir girmiştir ki, artık O&#8217;nun ötesinde hiçbir şey düşünemez olmuşlardır. Hâlbuki dünya adına onlara verdiği şey sadece yukarıda işaret ettiklerimizden ibarettir. Demek ki O&#8217;nda apayrı bir cazibe vardı.. ve bu câzibe ile âdeta çevresini büyülüyordu. İşte, bu durum da yine O&#8217;nun risaletinin ayrı bir yönünü dile getirmektedir.</p>
<p>Allah Resûlü&#8217;nün çok kadınla evlenmesinin, O&#8217;nun risaletine bakan apayrı bir delil olma keyfiyetini yeri gelince arzedeceğimizden, o meseleye şimdilik girmeyeceğiz. Ancak, burada şu kadar söyleyelim ki, Efendimiz&#8217;in mübarek hanesi, kadınlara ait hususların talim edildiği bir medrese durumunda idi. Efendimiz&#8217;in hususî durumları, hep o mahrem daire içinde öğreniliyor ve orada öğrenilenler de daha sonra ümmete naklediliyordu. Aile hayatına ait hükümlerin yüzde doksanı bize, Allah Resûlü&#8217;nün pâk zevceleri tarafından aktarılmıştır. Dolayısıyla, O&#8217;nun hânesinde, seviye ve durum itibarıyla muhtelif kadınların bulunması bir zarurettir. Allah Resûlü, sırf dinin hükümleri zayi olmasın diye, 53 yaşından sonra birçok kadınla evlenmeye göğüs germiş ve bir mânâda fedakârlık yapmıştır.</p>
<p>Evet, Allah Resûlü&#8217;nün hanesinde çok kadına ihtiyaç vardı. Zira, erkekler, her zaman mescitte oturup Efendimiz&#8217;i dinleyebiliyorlardı. Eğer birisi o günkü sohbetleri kaçırdıysa, arkadaşları bütünüyle onun bu noksanını telafi edebiliyor ve o gün konuşulanları aynen ona nakledebiliyorlardı. Fakat kadınlar, ekseriyet itibarıyla böyle bir mazhariyetten mahrum kalıyorlardı. Çünkü onların, her an Allah Resûlü&#8217;nü dinleme imkânları yoktu. Bu durumda kadınlara, hususiyle de kadınlığa ait meseleleri kim anlatacaktı? Allah Resûlü&#8217;nün hususi hayatını, tabiatıyla ilgili durumları, yatak odasında yaşadığı edep ve ahlâkı ümmete kim intikal ettirecekti? Acaba, dini, bütün prensipleri, bütün esas ve disiplinleriyle anlatıp intikal ettirmeye bir kadının gücü yeter miydi?</p>
<p>Beşeriyet itibarıyla, diğer kadınların maruz kaldıkları arazlara, onlar da maruz kalacaklarına göre, böyle hususi durumlarda, Efendimiz&#8217;e ait yeni bir hüküm bahismevzuu olduğunda, bir tek kadın buna nasıl güç yetirecekti? Hayır, bir kadın bütün bu durumları tek başına intikal ettirmeye gücü yetmez ve yetemez.</p>
<p>Onun için de, her zaman, Allah Resûlü&#8217;nün durumunu kollayıp bize aktaracak, O&#8217;nunla sürekli içli dışlı olacak çok kadına ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaç asla, Efendimiz&#8217;in beşeriyetiyle alâkalı değildi. Tamamen dinî ihtiyaçtan kaynaklanan bir zaruretti. Allah Resûlü de böyle zaruretten dolayı böyle bir ağır yükün altına girmişti.</p>
<p>Bu kadınlar, kendi kavim ve kabilelerinin Allah Resûlü&#8217;ne, karabet bağıyla bağlanmalarına vesile oldukları gibi, yüzlerce, binlerce hadisin korunmasına da en büyük vasıta yine onlar olmuştu. Şunu kat&#8217;iyetle söylemeliyim ki, kadınlık âlemi, Allah Resûlü&#8217;nün hanımlarına çok şey borçludur. Bütün kadınlar, başlarını onların mübarek ayaklarının altına kaldırım taşı gibi sıralasalar, yine onların hakkını ödeyemezler; evet onların dine bu kadar hizmetleri olmuştur.</p>
<p>Demek oluyor ki, Allah Resûlü&#8217;nün onlarla evlenmesi, ne cismanî bir ihtiyaçtandı -çünkü Arabistan gibi sıcak bir yerde 53 yaşına gelmiş bir insanın çok kadınla evlenmeye ihtiyacı olduğu kat&#8217;iyen söylenemez- ne de hanımlarının O&#8217;nunla evlenmesi, O&#8217;nun cismaniyetiyle veya dünyalığıyla alâkalıydı. Zira O, insanların en fakiri olarak yaşıyordu. Hanımları da O&#8217;nun bu durumunu bilerek, O&#8217;na zevce olmaya talip idiler. Allah Resûlü, aynı zamanda, bunlar arasında adalet ve hakkaniyetle muamelede bulunuyor, herbirine ancak haftada bir uğrayabiliyordu. Fakat, evvel-âhir, bütün hanımları O&#8217;ndan bahsederken şöyle diyorlardı: &#8220;Allah Resûlü, insanların en güler yüzlüsü, hanımlarıyla en çok latife yapanıydı.&#8221;</p>
<p>Rica ederim, evinde uzun müddet yiyecek bulamayan, üzerlerine giydikleri elbiselerini de çok uzun müddet giymek zorunda kalan bu kadınlar, beşeriyetleri icabı, biraz hiddet göstermeli değil miydiler? Ama hayır. Onların, Allah Resûlü&#8217;ne karşı rıza ifade eden hareketlerinden başka bir şey bilmiyoruz. Tarih ve siyeri dikkatle tetkik edenlerin bana hak vereceklerini zannediyorum.</p>
<p>O, peygamberliğin ruhundaki mehabet ve vakara rağmen, hanımlarıyla latifeleşirdi. Onlarla kaynaşır, bütünleşir ve içli dışlı olurdu. Arada ince bir perde kalırdı ki, o da, Allah&#8217;la irtibatlı bulunmanın hasıl ettiği uhrevîlikdi, zira O, bir peygamberdi. Hanımları da her şeyden evvel O&#8217;nun ümmetiydiler&#8230;</p>
<p>O&#8217;nunla münasebet ve alâka boşluğunu doldurmak mümkün değildi. Zira O, bu yönüyle de müstesna idi. Hanımları da asla O&#8217;nsuz bir dünya düşünemiyorlardı. Ve düşünemezlerdi de.</p>
<p>Sevde Validemizle, daha Mekke&#8217;de iken nikah akdi yapılmıştı. Yani Allah Resûlü&#8217;nün ikinci hanımı Sevde, validemiz oluyordu. Ancak hangi mülâhaza ile bilemiyoruz, bir aralık Allah Resûlü, bu validemizi boşamak istedi. Kadın bunu duyunca beyninden vurulmuşa döndü. Ve hemen Allah Resûlü&#8217;nün huzuruna koştu. Hatta araya vasıtalar koydu ve yalvarırcasına şöyle dedi: &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resûlü! Senden dünyalık hiçbir şey beklemiyorum. Bana ayırdığın bir günü de Aişe&#8217;ye verdim. İstersen ömür boyu benim hatırımı sormak için dahi yanıma uğrama. Ama ne olur beni nikahın altında bulunmaktan mahrum etme! Ben âhirete de Senin nikahlın olarak gitmek arzusundayım. Başkaca da hiçbir düşüncem yok.&#8221;[1] Onun bu arzusu Allah Resûlü tarafından kabul edildi ve Sevde Validemiz Ezvac-ı Tahirât&#8217;tan biri olarak kaldı.</p>
<p>İşte, Allah Resûlü, onların gönüllerinde böyle yer etmişti. Eğer onlardan birini boşamış olsaydı, şüphesiz o, başını O&#8217;nun eşiğine kor ve kıyamete kadar beklerdi.</p>
<p>Hz. Hafsa Validemiz&#8217;den bir rahatsızlık hissedince, &#8220;İsterse ona yol vereyim.&#8221; gibi bir ifade kullandı. Bu kadarcık ifade bile, Hz. Hafsa&#8217;nın kolunu kanadını kırmaya yetti. Araya girenler, Hz. Hafsa&#8217;nın, nasıl çok namaz kılan, oruç tutan bir insan olduğunu Allah Resûlü&#8217;ne anlata anlata bitiremiyorlardı. Bütün bu söz ve tavassutlardan sonra Allah Resûlü&#8217;ne yalvararak, Hafsa&#8217;yı boşamamasını istirham ettiler.[2] O da, bu en vefalı arkadaşının, en vefalı kerimesine, saadet hücresi sâkineliğini bir kere daha tescil etti.</p>
<p>Onlar, Allah Resûlü&#8217;nden ayrı kalmayı ölümden beter bir musibet olarak kabul ediyorlardı. Bu duyguda hemen bütün hanımları müşterekti.. ve hiçbiri farklı düşünmüyordu. Zira İki Cihan Serveri, onların gönüllerine sökülüp atılamayacak şekilde taht kurmuş, içlerine girmiş ve onlarla tam olarak bütünleşmişti. O mübarek, o yumuşak, o tabii, o fıtrî hayatını onlarla öyle paylaşmış idi ki, O&#8217;ndan ayrılmaları mümkün değildi. Şayet ayrılsalardı, havasız kalmış gibi öleceklerdi.</p>
<p>Doğrusu, O&#8217;nun vefatından sonra gördüğümüz manzara hasrettir, hicrandır ve hüzündür. Hz. Ebu Bekir ve Ömer, Allah Resûlü&#8217;nün hanımlarından her uğradıklarını hıçkıra hıçkıra ağlıyor bulmuşlardı.[3] Hatta onlar da oturup beraber ağlamışlardı ve bu ağlama onlarda âdeta bir hayat boyu devam etti. İşte Allah Resûlü, onlarda böyle silinmez iz ve çizgiler bırakmıştı. Belki beraberlikleri çok kısa sürmüştü ama, İki Cihan Serveri onlar için âdeta bir hayat kaynağı olmuştu. Zaten bizim anlatmak istediğimiz husus da budur. Evet, O&#8217;nun aile reisliği de yine Allah&#8217;ın Resûlü olduğu hakikatini haykırmaktadır.</p>
<p>Bir dönemde, beraber bulunduğu dokuz kadar hanımını, bir arada hem de ciddi hiçbir probleme meydan vermeden idare etmişti. O, işte bu kadar ince ve narin bir aile reisiydi.</p>
<p>Vefatından birkaç gün evvel: &#8220;Kul, Rabbiyle dünya arasında muhayyer bırakıldı. O, Rabbini seçti.&#8221; demişti. Fetanet insanı Ebu Bekir, bu sözü duyunca hıçkırıklarını tutamamış ve hüngür hüngür ağlamıştı.[4] Zira anlamıştı ki, o kul, bu sözü söyleyenin ta kendisiydi. Rahatsızlığı fazla sürmedi. Gün geçtikçe hastalığı şiddetleniyor ve şiddetli baş ağrılarıyla kıvrım kıvrım kıvranıyordu. İşte bu esnada dahi, hanımlarına karşı incelik ve nezaketini terketmedi. Hanımları arasında gezecek hali olmadığından bir odada kalmasına müsaade edilmesini talep etti. Bütün hanımları O&#8217;nun bu arzusuna &#8220;evet&#8221; dediler. Allah Resûlü de son günlerini Hz. Aişe&#8217;nin odasında geçirdi.[5] Evet, en ağır şartlar altında bile O, hanımlarının hak ve hukukuna riayetkâr davranıyordu. İşte O, böyle bir ruh insanıydı.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">ALINTIDIR:http://www.sonsuznur.net adresinden</span></p>
<hr />
[1] Mecmau&#8217;z-Zevâid, 9/246; Müslim, Radâ, 47<br />
[2] Nesâî, Talak, 76;  Mecmau&#8217;z-Zevâîd, 9/244<br />
[3] İbn Hişâm, Sîre, 4/305<br />
[4] Buhârî, Salât, 80;  Fezâilü&#8217;l-Ashâb, 3<br />
[5] İbn Sa&#8217;d, Tabakat, 2/231; İbn Hişâm, Sîre, 4/298</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/120/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/120/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=120&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/25/aile-reisi-olarak-hz-peygamber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Efendimizin Çocukları</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/efendimizin-cocuklari/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/efendimizin-cocuklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 11:27:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz.Peygamberin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmü Seyf]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Rafiın zevcesi Selmâ]]></category>
		<category><![CDATA[Efendimizin Çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti Fadl ve Hazreti Üsâme]]></category>
		<category><![CDATA[İbni İshak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Rasûl-i Ekrem Efendimizin üçü erkek Kasım, Abdullah, İbrahim dördü kız olmak üzere yedi çocuğu doğmuştur. Bunlar doğuş sırasıyle (Kasım, Zeyneb, Rukayye, Ümmü Külsûm, Fâtıme, Abdullah, İbrahim) isimlerini taşımışlardı. Bu yedi çocuğun altısı Hazreti Hadîceden, yedincisi Mısırlı Hazreti Mâriyeden idi. İbni İshak, Peygamberimizin (Tâhir) ile (Tayyib) adında iki evlâdı daha olduğunu söylemekte ise de bunların Abdullah&#8217;ın [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=115&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.dijitalsanat.com/data/media/92/Kirmizi_Beyaz_Guller.jpg" alt="" width="430" height="112" /></p>
<p><span style="color:#000000;font-size:xx-small;"><span style="font-size:large;font-family:comic sans ms,sans-serif;"><span style="color:#008000;"><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekrem Efendimizin üçü erkek Kasım, Abdullah, İbrahim dördü kız olmak üzere yedi çocuğu doğmuştur. Bunlar doğuş sırasıyle (Kasım, Zeyneb, Rukayye, Ümmü Külsûm, Fâtıme, Abdullah, İbrahim) isimlerini taşımışlardı. Bu yedi çocuğun altısı Hazreti Hadîceden, yedincisi Mısırlı Hazreti Mâriyeden idi.</span><span id="more-115"></span></span></span></span></p>
<p><span style="color:#008080;">İbni İshak, Peygamberimizin (Tâhir) ile (Tayyib) adında iki evlâdı daha olduğunu söylemekte ise de bunların Abdullah&#8217;ın sıfatları olduğu bildirilmiştir.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>1) Kasım:</strong></span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekremin ilk çocuğu Kasım idi. Bu sebepten künyesi: Ebül-Kasım (Kasımın babası) oldu. Hazreti Peygamber, Ebûl-Kasım adiyle çağırılmasın-dan hoşlanırdı. Ashab da kendisini bu isimle çağırırlardı. İbni Sa&#8217;de göre, Kasım iki sene yaşadı. Mekkede vefat etti. <span style="text-decoration:underline;">Rasûl-i Ekremin çocukları içinde ilk ölen: Kasım oldu. </span></span></p>
<p><strong>2) Zeyneb:</strong></p>
<p><span style="color:#008080;">Peygamberimizin en büyük kızıydı. Kasımdan sonra doğmuştu. Zeyneb doğduğu zaman, Rasûl-i Ekrem otuz yaşındaydı. Mekke&#8217;de doğmuş olan Zeyneb, Hicretin sekizinci senesi Medine&#8217;de vefat eyledi. Otuz yaşında bulunuyordu.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Zeyneb, önce, teyzesinin oğlu Ebûl&#8217;as ile evlenmişti. Ebûl as bidayette müşriklerden ayrılmadığı için, &#8220;Bedr&#8221; gazvesinde müslümanların eline esir düşmüş, kurtulunca, Zeynebi Medine&#8217;ye göndereceğine söz vermişti. Rasûl-i Ekrem, ailesini getirmek için, &#8220;Harise oğlu Zeyd&#8221;i göndermişti. Zeynebi Medine&#8217;ye götüren Zeyd oldu. Zeyneb Medine&#8217;ye gitti ve fakat zevci Ebûl&#8217;as Mekke&#8217;de kaldı.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Ebûl&#8217;as, bir seriyye esnasında yine müslümanların eline esir düştü ve fakat Hazreti Zeyneb&#8217;in himayesi sayesinde serbest bırakıldı.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Ebûl&#8217;as, ikinci defa esirlikten kurtulunca, Mekke&#8217;ye gitti. Emanetleri sahiplerine verdikten sonra, müslümanlığı kabul etti. Medine&#8217;ye hicret eyledi. Müslüman olduğu için nikâhları yenilendi. Ebûl&#8217;as, Hazreti Zeynebe iyi muamele ederdi. Bu yüzden, Rasûl-i Ekremin takdirini kazandı. Zeyneb, kocasına tekrar kavuştuktan sonra çok yaşayamadı. Vefatında, cenazesi &#8220;Ümmü Eymen&#8221; ile &#8220;Hazreti Sevde&#8221; tarafından yıkandı. Namazını Rasûl-i Ekrem kıldı. Mezarına Ebûl&#8217;as indirdi.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>3) Rukayye</strong></span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekremin ikinci kızıydı. Doğduğu zaman Hazreti Peygamber Efendimiz, otuzüç yaşında bulunuyordu. Rukayye babasının Peygamberliğinden önce, Ebûlehebin oğlu, Utbe ile nişanlanmıştı. Rasûl-i Ekrem, halkı İslama dâvete başlayınca Ebû leheb, oğlunu çağırdı:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">- &#8220;Oğlum! Muhammed&#8217;in kızından ayrılmıyacak olursan, ben senden ayrılırım.&#8221; dedi. Utbe de babası Ebûlehebin teşvikiyle &#8220;Rukayye&#8221;yi bıraktı. O zaman Rukayye, Hazreti Osman ile evlendi. Habeşistana göç eden ilk kafileye Hazreti Osman, zevcesi Hazreti Rukayye ile birlikte katılmışlardı. Hazreti Osman, Habeşistandan Mekke&#8217;ye dönmüş, oradan da Medine&#8217;ye hicret etmişti. Rukayye, Bedr gazası günlerinde hastalanmış, bu yüzden Hazreti Osman, Bedr muharebesinde bulunamamış, hattâ zevcesi başında kaldığı için, mazeretliler arasına konulmuştu.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><span style="text-decoration:underline;">Bedr gazası zaferini Harise oğlu Zeyd, Medineye ulaştırdığı gün, Hazreti Rukayye vefat etmişti. Rasûl-i Ekrem de, Bedr savaşı yüzünden, kızı Rukayyenin cenazesinde bulunamamıştı.</span></span></p>
<p><strong>4) Ümmü Külsüm:<br />
</strong><br />
İslâmiyet gelmeden önce doğdu. Annesi hazret-i Hadîce’dir. Ümmü Gülsüm İslâmiyet gelmeden önce Ebû Leheb’in ikinci oğlu Uteybe ile nişanlanmıştı. İslâmiyet gelince Ebû Leheb îmân etmedi ve İslâmiyetin çok azgın bir düşmanı oldu. Onun hakkında (Tebbet) sûresi nâzil olunca oğluna Ümmü Gülsüm’den ayrılmasını söyledi. O da babasını dinliyerek ayrıldı.</p>
<p><span style="color:#008080;">Bedr gazasının sonunda, Hazreti Rukayyenin ölümünden bir yıl sonra, Hicretin üçüncü yılı, Hazreti Osmanla evlendi.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Buhârînin bildirdiğine göre, Hafsa dul kalınca, Hazreti Ömer, Osman&#8217;a müracaat ettiği zaman, Hazreti Osman tereddüt etmişti. O zaman Rasûl-i Ekrem, Ömere:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">- &#8220;Ben sana Osman&#8217;dan, Osman&#8217;a da senden daha iyi bir adam bulacağım. Kızını bana ver, ben de kızımı Osman&#8217;a vereyim.&#8221;</span></p>
<p><span style="color:#008080;">demişti .</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Hazreti Osmanla evlenen Ümmü Külsûm, onunla altı yıl beraber yaşadı. Hicretin dokuzuncu senesi vefat etti. Cenaze namazı Rasûl-i Ekrem tarafından kılındı. Hazreti Ali Hazreti Fadl ve Hazreti Üsâme tarafından gömüldü.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><span style="text-decoration:underline;">Hazreti Osman, Rasûl-i Ekremin iki kızı: Rukayye ve Ümmü Külsûm ile evlendiği için, &#8220;İki nur sahibi&#8221; mânâsına &#8220;Zinnûreyn&#8221; sıfatını kazanmıştı:</span> </span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>5) Fâtıme:</strong></span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekremin en küçük ve fakat en sevgili kızıydı. İlâhî vahiy ilk geldiği zaman, Mekke&#8217;de doğdu. Hicretin ikinci senesi Medinede Hazreti Ali ile evlendi. Evlendikleri zaman <em><span style="text-decoration:underline;">Hazreti Fâtıma 15, Hazreti Ali 24 yaşındaydı. </span></em>Rasûl-i Ekrem, kızı Fâtıme için, yatak çarşafı, iki değirmen, bir su tulumu hazırlamış, Hazreti Fâtıme, değirmenlerle su tulumunu, bütün ömrü boyunca kullanmıştı.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekrem Hazreti Ali ile Hazreti Fâtımenin iyi geçinmesini ister, aralarında ihtilâf çıkarsa, onları barıştırırdı. Bir gün Ali, Fâtımeye şiddetli bir muamelede bulunmuş, Fâtıme de Rasûl-i Ekreme başvurarak Ali&#8217;yi şikâyet eylemişti. Fâtımeden sonra, Ali gelmiş, o da Fâtıme&#8217;yi şikâyette bulunmuş, fakat Rasûl-i Ekrem ikisin de barıştırmıştı.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Bir defa da, Hazreti Ali ikinci bir zevce almaya kalkmış, bunu haber alan Rasûl-i Ekrem çok üzülmüş bir hutbesinde;</span></p>
<p><span style="color:#008080;">- Benim kızım benim ciğerparemdir. Kızımı kederlendiren her şey, beni de kederlendirir&#8221; demiş, bunun üzerine Hazreti Ali teşebbüsünden vazgeçmiş, Hazreti Fâtımenin sağlığında başka bir kadınla evlenmemişti:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Hazreti Fâtıme, Hicretin 11 inci senesi, babasından altı ay sonra vefat eyledi. Rasûl-i Ekrem Efendimizin irtihalinde kızı 25 yaşındaydı.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekrem, kızı Fâtımeyi çok severdi. Hastalığı sırasında onu yanına çağırdı. Kulağına fısıldadı. O zaman Fâtıme ağladı. Sonra yine fısıldadı. Bu sefer, Fâtımenin yüzü güldü. Hazreti Âişe sordu. Hazreti Fâtıme de:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">- &#8220;Önce, Rasûl-i Ekrem, hastalığı sonunda öleceğini söyledi: Ağladım. Sonra, ailesi içinde kendisine ilk kavuşacak olanın ben olduğumu haber verdi: O zaman da sevindim.&#8221;&#8216; diye cevap vermişti:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekrem Efendimizin soyunu yaşatan Hazreti Fâtıme oldu. Fâtımenin beş çocuğu oldu: Hasen, Hüseyn, Muhsin, Ümmü Külsûm, Zeyneb isimlerinde idi. Bunlardan Muhsin, küçükken vefat etmişti.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>6) Abdullah:<br />
</strong><br />
Hicretten önce, onbirinci senesi Mekke&#8217;de doğdu: Üç ay yaşadı. Küçükken öldü. &#8220;Tâhir ve Tayyeb&#8221; Abdullahın diğer isimleriydi.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>7) İbrahim:</strong></span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekremin en küçük çocuğu ve en küçük oğluydu. Hicretin sekizinci senesi Medine&#8217;de doğdu. İbn İshaka göre, Resûl-i Ekremin İbrahimden başka bütün çocukları, Peygamberlikten önce doğmuşlardı. İbrahim, Mısırlı Hazreti Mâriyeden dünyaya gelmiş, Hazreti Âişenin rivayetine göre, onyedi veya onsekiz aylıkken vefat etmişti.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekrem, İbrahimin doğumundan çok memnun olmuş, yedinci günü bir ziyafet vermiş, fukaraya sadaka dağıtmış, oğluna Hazreti İbrahimin adını takmıştı. Çünkü:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Rasûl-i Ekremin Hazreti Hadîceden doğmuş olan erkek çocukları küçük yaşlarındayken ölmüşlerdi. Diğer zevcelerinden de evlâdı olmamıştı.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">Ebû Rafiın zevcesi Selmâ, yeni doğan İbrahime sütannelik yapmıştı. Buhârî, &#8220;Ümmü Seyf&#8217;in ibrahimi emzirdiğini bildirmektedir. Rasûl-i Ekrem, sütanneye uğrar, İbrahimi görür, okşar ve öperdi.</span></p>
<p><span style="color:#008080;">İbrahim, Ümmü Seyfin evinde öldü. Hazreti Peygamber, çocuğunun hastalığını duyunca, Avfoğlu Abdurrahmân ile onun yanına gitmiş, İbrahimin ölüm pençesinde kıvrandığını görünce, dayanamamış ağlamıştı. Abdurrahmân:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">- &#8220;Yâ Resûlallah! Ne yapıyorsunuz,&#8221; deyince, Rasûl-i Ekrem:</span></p>
<p><span style="color:#008080;">- &#8220;Şefkat duygularım galeyana geldi. &#8221; buyurmuştu.</span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>Rasûl-i Ekrem, oğlunun cenaze namazını kılmış, Abbâs oğlu Fadl, Zeyd oğlu Üsâme, Maz&#8217;un oğlu Osman, İbrahimi mezarına indirmişti.Beki&#8217; meza lığına gömüldü.</strong></span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>İbrahim öldüğü zaman güneş tutulmuştu. Halk, güneş de mateme katıldı, deyince Rasûl-i Ekrem:</strong></span></p>
<p><span style="color:#008080;"><strong>- &#8220;Güneş ile ay, Allahın âyetlerindendir. Bir fânînin ölümü yüzünden tutulmazlar!&#8221; diye hitapta bulunarak, müslümanları böyle yanlış anlayışlardan uzaklaştırmışlardı.</strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/115/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/115/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=115&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/efendimizin-cocuklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.dijitalsanat.com/data/media/92/Kirmizi_Beyaz_Guller.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Efendimizin Hanımları</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/efendimizin-hanimlari/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/efendimizin-hanimlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 11:16:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Peygamberin Aile Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan)]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmü Seleme]]></category>
		<category><![CDATA[Cüveyriye binti Hâris]]></category>
		<category><![CDATA[Efendimizin Hanımları]]></category>
		<category><![CDATA[Hafsa binti Ömer]]></category>
		<category><![CDATA[hz aişe]]></category>
		<category><![CDATA[hz Hatice]]></category>
		<category><![CDATA[Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim)]]></category>
		<category><![CDATA[Meymûne binti Hâris]]></category>
		<category><![CDATA[Safiyye binti Huyey]]></category>
		<category><![CDATA[Sevde binti Zem’a]]></category>
		<category><![CDATA[Zeyneb bînti Cahş]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep binti Huzeyme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[1. Hatice (r): Hz. Peygamber’in (sav) ilk evlilik hayatı, Hz. Hatice validemizle başlar. Onunla evlendiğinde, Efendimiz’in yaşı 25, hanımının yaşı ise, 40’tır. Yani aralarındaki yaş farkı, 15’tir. Onun, Hz. Peygamberin yanındaki yeri, diğerlerinden biraz farklıdır. Risâletini tebliğde O’nun yanında olmuş, bütün insanların terk edip, O’nunla alay ettiklerinde O’na teselli vermiş, hattâ Hz. Peygamber’e ilk vahiy [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=110&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.guzel-resimler.com/data/media/26/c3.jpg" alt="" width="393" height="330" /></p>
<p>1. Hatice (r):</p>
<p>Hz. Peygamber’in (sav) ilk evlilik hayatı, Hz. Hatice validemizle başlar. Onunla evlendiğinde, Efendimiz’in yaşı 25, hanımının yaşı ise, 40’tır. Yani aralarındaki yaş farkı, 15’tir. Onun, Hz. Peygamberin yanındaki yeri, diğerlerinden biraz farklıdır. Risâletini tebliğde O’nun yanında olmuş, bütün insanların terk edip, O’nunla alay ettiklerinde O’na teselli vermiş,<span id="more-110"></span> hattâ Hz. Peygamber’e ilk vahiy gelmesi esnasında böyle bir şeyle ilk karşılaşmanın verdiği heyecanla ürpermesi karşısında hiç tereddüt etmeden şu gönül okşayıcı ve heyecan yatıştırıcı sözleri söylemiştir:</p>
<p>Bu nâdide kadın, aynı zamanda ilk Müslümanlardandır. Vahyin nüzulünün onuncu yılında, hicretten üç sene önce vefat etmiştir. Allah Resulü, Hz. Hatice’nin ölümü karşısında bir hayli üzülmüştü. Hz. Peygamber’in amcası ve müşriklere karşı koruyucusu olan Ebu Talib ile kendisiyle sükûnet bulduğu eşi Hatice’nin vefatı gibi üzücü olaylar peş peşe geldiği için bu yıla, hüzün yılı denilmiştir.</p>
<p>Resulullah’ın bu evliliği 25 yıl sürmüş, İbrahim dışındaki bütün evlatları da yine bu nâdide kadından olmuştur. Vefatı esnasında Resulullah’ın yaşı 50’dir. Yani Hz. Peygamber evlilik hayatının büyük bir kısmını ve aynı zamanda gençlik ve olgunluk yaşlarını, sadece ve sadece, kendisinden 15 yaş büyük olan bir kadınla geçirmiştir.</p>
<p>2. Sevde binti Zem’a (r):</p>
<p>Bu hanımı da ilk Müslümanlardandır. Kocası Habeşistan’a yapılan hicretten sonra vefat etmiş olup, kimsesiz kalmıştı. Efendimiz, onunla evlenerek, bu kalbi kırığın da, yarasını sardı; onu perişan olmaktan kurtardı ve ona enis oldu. Zaten sadece Efendimiz’in nikahı altında bulunmayı düşünen bu büyük kadının, dünya adına istediği başka hiçbir şey de yoktu. Ve Allah Resulü’yle evlendiğinde yaşı 55’ti. Buradan da anlaşılacağı üzere, bu evlilikteki asıl amaç, kimsesiz ve yardımcısız kalan bir kadının elinden tutmak, emin bir yuvaya kavuşturmaktı.</p>
<p>3. Hz.Aişe (r):</p>
<p>Resulullah’ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O, daha sonra halife olacak olan Hz. Ebubekir’in biricik kızıdır. Ayrıca, Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O muallâ varlık, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Hz. Peygamber’i temsil etmeye çalışıyordu.</p>
<p>Resulullah Aişe’yi çok seviyor ve O’na karşı çok şefkatli davranıyordu. Hz. işe’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: &#8220;Ben kızlarla oyun oynardım. Oyun arkadaşlarım gelir ve benimle oynardı. Resulullah’ı gördükleri zaman O’ndan gizlenirlerdi. Çok defa Resulullah, bu arkadaşlarımı benimle oynamaları için gönderirdi.&#8221;</p>
<p>4. Hafsa binti Ömer (r):</p>
<p>Hz. Hafsa dul bir kadındır. Kocası Bedir Savaşı’nda şehid edilmiş bir mücahittir. Kocasının vefatına üzülmüş, yalnız başına kalmıştır. Babası Hz. Ömer, kızını önce Hz. Osman’a evlenmesi için teklif etmiş, ancak O kabul etmemiş, Hz. Ebubekir’e teklif etmiş, O da kabul etmemiştir. Daha sonra da duruma şahit olan Allah Resulü fazla beklemeden O’nunla evlenmek istediğini bildirmiş ve evlenmiştir. Bu evlilik de, zaruretlerin getirdiği bir evlilik olup, bununla o yüce insan Hz. Ömer’in gönlü hoş edilmiş, kocasının ölümüne üzülen ve yalnız kalan birisinin bu yalnızlığı giderilmiştir.</p>
<p>5. Zeynep binti Huzeyme (r):</p>
<p>Resulullah (sav) Hafsa’dan sonra bu kadınla evlenmiştir. Onun kocası da Bedir’de şehit edilmiş olan, Ubeyde b. Hâris’tir. Yalnız başına ve kimsesiz kalan bu mübarek kadının yaşı da 60’tır. Bu kimsesizlik zamanında, kendisine yardım edecek bir ele şiddetle muhtaçtır. Onu bu ihtiyaç içerisinde gören şefkat ve merhamet Peygamberi, onu da nikâhlayarak kendi kanatları altına almak istemiştir. Zaten evlendikten iki yıl sonra da vefat etmiştir.</p>
<p>Altmış yaşındaki bir kadınla evlilikte dünyevî bir arzunun bulunması elbette mümkün değildir. Bu evlilikteki tek gaye de, yalnız başına kalan birisine bir yardım eli uzatmaktan ibarettir.</p>
<p>6. Ümmü Seleme (r):</p>
<p>Bu da ilk Müslümanlardan olup, Habeşistan’a hicret edenlerdendir. Daha sonra da Medine’ye hicret etmiş, çok sevdiği ve kendisine sıkıntılı hicret yolculuklarında arkadaşlık yapıp, yanından hiç ayrılmayan biricik eşini Uhud Savaşı’nda şehit vermiştir. Yurdundan, yuvasından uzak, bir sürü yetimle, hayat külfetini yüklenmiş bu kadına, ilk şefkat elini, Hz. Ebubekir ve Ömer uzatırlar. Ancak o, bu talepleri reddeder.</p>
<p>Daha sonra evlilik teklifini Resulullah yapar ve bu teklif kabul edilir. Böylece yetimleri, sıcak bir yuvaya kavuşmuş, babalarının ölümünden duydukları üzüntüyü, Allah Resulü vesilesiyle unutmuş, hiçbir zaman gerçek bir babayı aratmayacak bir babaya kavuşmuş oldular.</p>
<p>Ümmü Seleme de Hz. Aişe gibi dirayet ve fetaneti olan bir kadındı. Bir mürşide ve mübelliğe olma istidadındaydı. Onun için bir taraftan şefkat eli onu, himayeye alırken, diğer taraftan da, bilhassa kadınlık âleminin medyûn-u şükran olabileceği bir talebe daha ilim ve irşad medresesine kabul ediliyordu.</p>
<p>Yoksa, altmış yaşına yaklaşmış Resulullah’ın, bir sürü çocuğu olan, bir dul kadınla evlenmesini ve evlenip bir sürü külfet altına girmesini, başka hiçbir şeyle izah edemeyiz.</p>
<p>7. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r):</p>
<p>Mekke’de küfrün bayraktarlığını yapan Ebû Süfyân’ın kızıdır. Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarmaya muktedir Yüce Rabbimiz, gelecekte müminlerin annesi konumuna yükselecek bu kadına, İslâm’ın bidayetinde imanı nasip etmişti. Mekke’nin zor şartlarında inancını yaşayamayınca, kocasıyla birlikte Habeşistan’a hicret etme mecburiyetinde kalmıştı. Ancak bu esnada kocası önce Hıristiyan olmuş, sonra da ölmüş, Ümmü Habibe yalnız başına kalmıştı. Allah Resulü durumu öğrenince Necâşi’ye haber göndererek, tek başına kalan bu hanımın kendisine nikahlanmasını istedi. Durumu öğrenince fevkalâde sevinen Ümmü Habibe’nin nikahı, Necâşi huzurunda kıyılmış oldu.</p>
<p>Şayet Hz. Peygamber böyle yapmayacak olsaydı, yalnız ve kimsesiz bu kadın, ya Mekke’ye dönecek babasının ve ailesinin şiddetli zulümleri karşısında dinini bırakacak, ya Hıristiyanlardan yardım dileyecek, ya da kapı kapı dilenip hayatını sürdürecekti. Ancak bu evlilikle en güzel yolu seçmiş oluyordu.</p>
<p>Bu evlilik vesilesiyle, o gün için Müslümanların ve Peygamber’in azılı düşmanı olan Ebû Süfyan, inananlara yaptığı işkenceyi hafifletmiş, içinde Hz. Peygamber’e karşı olan azılı kini birazcık dahi olsa dinivermişti. Daha geniş dairede ise, Emevîlerle bir akrabalık te’sis edilmiş oldu ki, bu da onların Müslümanlığa girmelerini kolaylaştıran bir unsur oldu. Bundan sonra Ebû Süfyan hâne-i saâdete rahatlıkla girip çıkma avantajına sahip olarak, Müslümanlığı daha yakından tanıma fırsatını bulup, sonunda iman dairesine girmiş oldu.</p>
<p>Açıkça görüldüğü gibi bu evlilikte de, kimsesiz kalan birinin yardımına koşup, onun elinden tutma, onun vesilesiyle Müslümanlara yapılan işkenceyi hafifletme ve azılı düşman biriyle akrabalık kurup, onun imana gelmesine vesile olma vardır.</p>
<p>8. Cüveyriye binti Hâris (r):</p>
<p>Müslümanlar, yapılan Müreysi gazvesinde galip gelmiş, pek çok ganimet elde edilmiş, bunun yanında 700 kadar da esir alınmıştı. Esirlerin içinde, Benî Mustalik kabilesinin başkanının kızı olan Cüveyriye de bulunuyordu. Cüveyriye, Hâris b. Dırar’ın kızı idi. Hâris, Mustalikoğulları Yahudilerinin reisi idi. Cüveyriye önce Musâfi b. Saffan’la evlenmiş, Musâfi, Müreysi Muharebesi’nde ölmüştü. Cüveyriye, Hz. Peygamber’e müracaat ederek hürriyete kavuşmayı talep etmiş, Resulullah da onun fidyesini bizzat kendisi vererek hürriyete kavuşturmuştur. Babası gelip kızını götürmek isteyince, o Müslüman olarak Medine’de kalmayı tercih etmiş, bilahare de Resulullah ile nikahı kıyılmıştır.</p>
<p>Resulullah’ın bu evliliğinden sonra, Abdulmuttaliboğullarının hissesine düşen esirler salıverilmiş, diğer Müslümanlar da bu durum karşısında, Resulullah ile akrabalık bağı bulunan bir kabilenin insanları esir edilemeyeceği düşüncesiyle alınan bütün esirleri salıvermişlerdir.</p>
<p>Hz. Peygamber’in bu evliliği de altmış yaşları dolayındadır. Bu evlilikte O, önemli bir kabileyle akrabalık kurmayı hedeflemiş, pek çok esirin serbest bırakılmasını sağlamış, bundan da önemlisi pek çok Yahudi’nin İslâm’la şereflenmesine vesile olmuş ve kocası savaşta ölen, dolayısıyla İslâm’a ve Müslümanlara aşırı bir şekilde kinle dolu bir hanımı, şefkat kanatlarının altına alarak onu müminlerin anası mertebesine yükseltmiştir.</p>
<p>9. Safiyye binti Huyey (r):</p>
<p>Asıl adı Zeynep’tir. O dönemde Arabistan’da reislere düşen ganimet hissesine Safiyye denilmektedir. Bu kadın da Resulullah’ın hissesine düştüğü için Safiyye adını almıştır. Ana-babası, Yahudilerin ileri gelenlerindendi. Hatta babası Nadiroğullarının reisi, annesi de Kureyza oğullarının reisinin kızıydı. Hayber Gazvesi’nde, babası, kocası ve kardeşi öldürülmüş, kabilesinden pek çok kimse esir alınmıştı. Safiyye, İslâm’a karşı aşırı bir şekilde kin ve nefretle doluydu.</p>
<p>Savaş sonrası Resulullah onu kendi nikahına alarak, yumuşamasını sağlamış oldu. Bu evlilikle de Yahudilerin önemli bir bölümüyle akrabalık kurulmuş, onların Müslümanlığı yakından tanımaları imkânı sağlanmış, düşmanların kötü bir kısım emellerinin, önceden bilinmesi kolaylaşmış ve Müslümanlığın sınırları bu vesileyle genişlemeye yüz tutmuştur.</p>
<p>10. Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r):</p>
<p>Resulullah İslâm’a davet için etraftaki hükümdarlara mektuplar gönderiyordu. Bunlardan birisi de Mısır hükümdarı Mukavkıs’tı. Mukavkıs, elçiyi güzel bir şekilde karşılamış, Hz. Peygamber’e birtakım hediyelerle birlikte iki de cariye göndermişti. Yolda bu iki cariye, Müslümanlık hakkında malûmat sahibi olduktan sonra, İslâm’ı seçmişlerdi. Bunlar Medine’ye varınca, Resulullah Mariye’yi kendisine almıştı. Bilahare azad ederek, onunla evlenmiştir ki, oğlu İbrahim, işte bu hanımındandır.</p>
<p>Bu evlilik, bütün Mısırlılar üzerinde büyük bir te’sir icra etti. Müslümanlarla Mısır’daki Bizanslılar arasında çıkan savaşta, Mısırlılar tarafsız kalmış, Bizanslılara arka çıkmamışlardır. İşte bunun sebeplerinden birisi de, kendi milletlerinden olan bir kadının, Hz. Peygamber’le evli oluşudur.</p>
<p>11. Meymûne binti Hâris (r):</p>
<p>Asıl ismi Berre olup, Resulullah tarafından Meymûne olarak değiştirilmiştir. Hz. Peygamber’in son evliliğidir. Hudeybiye antlaşmasından bir yıl sonra Hz. Peygamber’le Müslümanlar, Mekke’ye tavaf ziyaretine gitmişlerdi. Bu sırada Peygamberimiz’in amcası Abbas, Allah Resulü’ne Meymûne’yle evlenmesini teklifi etti. Zira Meymûne, Abbas’ın baldızı olup, nikah yetkisini ona vermişti. Peygamberimiz de bu teklifi kabul buyurarak, onunla nikahlandı. Bu durum karşısında Mekkeliler: &#8220;Demek ki, Muhammed hemşehrilerine hâlâ dostluk ve hayır duyguları besliyor.&#8221; yorumunu yaptılar.</p>
<p>Bu evliliği yaptığında da Resulullah, altmış yaşları civarındadır. Gayesi, yine dul kalan bir kadına yardım elini uzatma, Müslüman olduğu hâlde Mekke’de müşriklerin içinde kalan birini bu sıkıntıdan kurtarma ve Mekkeliler’e karşı bir jest yapma vardır.</p>
<p>12- Hz. Zeyneb bînti Cahş (ra):</p>
<p>Hz. Zeyneb, Peygamberlikten 20 yıl önce dünyaya gelmiş, Efendimizin hala kızı idi. İlk iman edenlerdendir.. Asıl adı Berre idi. Resulullah (asm) onu Zeyneb olarak değiştirmiştir. Babası Beni Esed kabilesinden Burre, annesi Efendimizin halası Ümeyye binti Abdulmuttalib&#8217;tir. O, Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye ilk hicret edenler arasında yer aldı. Medine&#8217;ye hicret ettiğinde bekardı. Efendimiz onu evlâtlığı Zeyd b. Harise ile evlendirdi.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/110/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=110&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/efendimizin-hanimlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.guzel-resimler.com/data/media/26/c3.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Bu Köleyi Kim Satın Alır</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/bu-koleyi-kim-satin-alir/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/bu-koleyi-kim-satin-alir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 06:35:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efendimizin Beşeri Tavırları]]></category>
		<category><![CDATA[hz Zâhir]]></category>
		<category><![CDATA[resulullahın beşeri tavırları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Resulallahın (a.s.m.), Zâhir isimli bir sahabesi vardı. Zahir, çölde yaşardı. Ara sıra Allah Resûlüne, çöl çiçek ve meyvelerinden hediyeler getirir, Peygamberimiz de onu çölde lazım olabilecek hediyelerle sevindirirlerdi. Efendimizin şakalaştığı sahabelerden biri de Zâhir idi. Onun için Peygamberimiz: &#8220;Zâhir, bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz,&#8221; buyururlardı. Ticaretle uğraşan Zâhir, yine bir gün bir şeyler satmak [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=107&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Resulallahın (a.s.m.), Zâhir isimli bir sahabesi vardı. Zahir, çölde yaşardı. Ara sıra Allah Resûlüne, çöl çiçek ve meyvelerinden hediyeler getirir, Peygamberimiz de onu çölde lazım olabilecek hediyelerle sevindirirlerdi. Efendimizin şakalaştığı sahabelerden biri de Zâhir idi. <span id="more-107"></span>Onun için Peygamberimiz:</p>
<p>&#8220;Zâhir, bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz,&#8221; buyururlardı. Ticaretle uğraşan Zâhir, yine bir gün bir şeyler satmak amacıyla şehre gelmişti. Resûlüllah Efendimiz, o görmeden arkasından gelip, kollarından tuttuktan sonra gözlerini kapadılar.Zâhir, telaşlı bir şekilde:</p>
<p>&#8220;Kimsin? Beni bırak,&#8221; diyerek geri döndü. Peygamberimiz olduğunu görünce de sevindi ve başını, Resûlullahın şefkatli sinesine koydu.</p>
<p>Allah Resûlü şakalarına şu soruyla devam ettiler:</p>
<p>&#8220;Bu köleyi kim satın alır?&#8221;</p>
<p>Bu soruya Zâhir:</p>
<p>&#8220;Pek alıcı bulamazsınız, benim ne değerim olabilir ki ?&#8221; diye cevap verince, Peygamberimiz şöyle buyurdular:</p>
<p>&#8220;Sen görünüşte belki öylesin, fakat Allah katında değeri yüksek, pahası ağır bir kölesin.&#8221;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/107/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/107/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=107&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/bu-koleyi-kim-satin-alir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dişi Devenin Yavrusu</title>
		<link>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/disi-devenin-yavrusu/</link>
		<comments>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/disi-devenin-yavrusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 06:19:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>resulallah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efendimizin Beşeri Tavırları]]></category>
		<category><![CDATA[Dişi Devenin Yavrusu]]></category>
		<category><![CDATA[efendimizin insani tavırları]]></category>
		<category><![CDATA[enes bin malik]]></category>
		<category><![CDATA[resulalahın şakaları]]></category>
		<category><![CDATA[resulullahın nükteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://resulallah.wordpress.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Enes bin Mâlik anlatıyor: Bir gün bir adam gelip Resulullah&#8217;tan devesine bindirmesini istedi. Resulullah ise: &#8220;Seni dişi devenin yavrusuna bindireceğim.&#8221;deyince, Adam şaşkınlıkla, &#8220;Ya resulullah ben devenin yavrusuna nasıl bineyim?&#8221; dedi. Peygamberimiz de: Bütün develeri dişi deve doğurmamış mıdır? diye karşılık verdi.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=105&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Enes bin Mâlik anlatıyor:</p>
<p>Bir gün bir adam gelip Resulullah&#8217;tan devesine bindirmesini istedi.</p>
<p>Resulullah ise:</p>
<p>&#8220;Seni dişi devenin yavrusuna bindireceğim.&#8221;deyince,<span id="more-105"></span></p>
<p>Adam şaşkınlıkla, &#8220;Ya resulullah ben devenin yavrusuna nasıl bineyim?&#8221; dedi.</p>
<p>Peygamberimiz de:</p>
<p>Bütün develeri dişi deve doğurmamış mıdır? diye karşılık verdi.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/resulallah.wordpress.com/105/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/resulallah.wordpress.com/105/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=resulallah.wordpress.com&amp;blog=7670467&amp;post=105&amp;subd=resulallah&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://resulallah.wordpress.com/2009/06/19/disi-devenin-yavrusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/d0cb630861fb03cdd0d53a898c56e115?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">resulallah</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
